Kimyasal yağmur paniği! Kimyasal riski var mı?

Spor

Tuzla’da 20 saat civarindan süre gelen kimya fabrikasında 20 saat civarindan süre gelen yangın sonrası kimyasal gazların yeryüzüne ineceği korkusu panik yarattı. yasamsal medya üzerinden yağmurla birlikte yangın sonrası açığa çıkan kimyasal gazların İstanbul ve etrafındaki üç ili tesiri altına alacağı ile alakalı paylaşımlar yapıldı. Meteorolojinin “panik yok” açıklamasına AFAD ve uzmanlardan da destek geldi.

AFAD: “HALK SAĞLIĞINI TEHDİT EDEN HERHANGİ BİR durum YOK”

AFET ve aciliyetli durum (AFAD) idaresi Başkanlığı’ndan Tuzla’daki kimyasal fabrika yangınına ait yapılan açıklamada, ölçümlerde menfi tek bulguya rastlanmadığı, olağandışı tek veri alınmadığı, atmosfere karışan kirletici emisyonların bu gece ülkemizi terk edeceği ve beklenen yağışlar hasebiyle olağandışı tek etki oluşturmayacağının öngörüldüğü bildirildi.

Açıklamada, “Olay yerinde Bir gün evvel ve bu erken İstanbul ve Kocaeli AFAD KBRN ekipleri tarafından gerçekleştirilen ölçümlerde menfi tek bulguya rastlanmamıştır. Ayrı olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı sema Kalitesi Ölçüm Sisteminde olağandışı tek veri alınmadığı bildirilmiştir. Meteoroloji genel Müdürlüğü’nden alınan bilgilere göre de yangın neticesinde atmosfere karışan kirletici emisyonların bu gece geç saatlere civarindan ülkemizi terk edeceği ve Cuma bugünü beklenen yağışlar hasebiyle ülkemizin rastgele tek kisminda olağandışı tek etki oluşturmayacağı öngörülmektedir. mevzu hakkinda olarak sağlık Bakanlığı’nda tek toplantı düzenlenmiştir. Toplantıya tarım ve Orman Bakanlığı Meteoroloji genel Müdürlüğü, İçişleri Bakanlığı AFAD, sağlık Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve akademisyenler katılım sağlamıştır. Toplantı neticeninde bu olayla alakalı olarak milletçe sağlığını tehdit eden rastgele tek durum olmadığı anlaşılmıştır.” ifadelerine yer verildi.

“ATMOSFERE SALINAN GAZLAR EGE BÖLGESİNE DOĞRU GİTTİ”

İTÜ tayyare ve feza Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Toros, yaptığı açıklamada, dumanın hızlıca iki bin metre civarindan yükseldiğini, bunun da uzman olanlar açısından müspet tek şey olduğunu ifade etti. Toros, yükselmeyen dumanın alanda kalmasının insan sıhhati açısından dahada hatri sayilir büyüklükte tehlike oluşturduğunu vurguladı.

Toros, yangının derhal peşinden İTÜ modelleme takımı verilerinde yaptığı incelemede, kirli havanın evvel etapta rüzgarın da tesiriyle Kocaeli, Sakarya ve Eskişehir’i etkilediğinin görüldüğünü belirterek, şöyle ayni ritimde devam etti:

“Yangının yaşandığı Bir gün evvel kuzeydoğulu rüzgar estiği amaciyla kirli sema Marmara Denizi’ne doğru geldi. ama bu erken poyrazın, istikamet değiştiren rüzgarın tesiriyle atmosfere salınan bu kimyasalların Ege bölgesine doğru gittiğini görüyoruz. Yarın öğlene civarindan bu havanın tek kolunun İç Anadolu, tek bölümünün da Antalya’ya civarindan ineceği görülüyor. Meteoroloji genel Müdürlüğünün ilaninda bu bölgelerde yağış görülmüyor. Yağış beklenen bölgelerden kirleticiler uzaklaşmış. Dolayısıyla kirli havanın yağışla yeryüzüne inerek sıhhati menfi etkilemesi beklenmiyor. İstanbul amaciyla Bir gün evvel ve gece riziko vardı. ama yağış olmadığı ve kirli sema iki bin metre civarindan yukarıya çıktığı amaciyla yer seviyesindeki insanları etkileme rizikosu düştü. İstanbul’da yarın sağanak bekleniyor. Yangından kaynaklı havaya savrulan kimyasallar İstanbul semalarından uzaklaştı. Fabrikadan atmosfere salınan gazlar, geniş tek alana dağıldığı amaciyla seyreliyor. kirli gazlar yoğunsa öylesine civarindan sıhhate zarar veren olur.”

“HER GÜN MARUZ KALDIĞIMIZ sema KİRLİLİĞİ BİZİ ZEHİRLİYOR”

İTÜ tayyare ve feza Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu da, “yangının dumanı Marmara bölgesini Hem de ülkeyi çoktan terk etti. Her vakit maruz kaldığımız dahil ve dış ortam sema kirliliği bizi zehirliyor. esas ona bakıp korkmalı” diye konuştu.

“HANGİ GAZLARIN ATMOSFERE SALINDIĞINI BİLMİYORUZ “

Türk Toraks Derneği genel Başkanı Prof. Dr. Hasan Bayram, fabrikada yanan malzemelerin neler olduğunun bilinmediğini ifade ederek, şöyle konuştu:

“Yangından ardindan hangi gazların atmosfere salındığını bilmiyoruz. Uçucu, dahada ağır metaller bulunan gazlar var. Yakıt tankının patladığı söyleniyor. yakit ürünlerinin yanmasıyla kanserojen gazlar salınır. Parçacık büyüklüğü de farklılık gösteriyordur. Rüzgarın yönü, sema basıncı, şiddeti bölgedeki gaz konsantrasyonunu etkileyecek şeyler. Bunlar solunduğunda çok ağırbaşlı sıkıntılara yollar açabilir. bazı bileşikler yağmura karışır, yeryüzüne döner. Cilde temas ederse, ten yoluyla geçebilir. En mühim giriş solunum sistemi olur. Bu riziko her vakit var. alanda ölçüm yapıp, gazların, kimyasalların ne olduğunu ve yoğunluğunu belirleyip, bunun için göre önlem almak lazım. Bu tür vaziyetlerde kamuoyunu bilgilendirmek lazım. hemide yurttaslar korkmasınlar, hemde önlemlerini alsınlar.”

Böyle tek yangından çıkan gazları solumamak amaciyla olabildiğince dahil ortamlara geçilmesi gerektiğini, ama nano ölçekli parçacıkların engellenemeyeceğini belirten Bayram, tekrar alanda yaşayanların dışarı çıkarılmaması, faaliyetlerin sınırlandırılması, tehlikenin devamı varsa okulların tatil edilmesi ile insanların o alandan uzaklaştırılması benzeri tedbirler alınabileceğini kaydetti.

“YOĞUN ALINDIĞINDA sema YOLUNDA HASARA yollar AÇAR”

Bayram, yağmurla birlikte bu ağır metallerin çevresi kirletme, suya karışma, besin zincirine, bitkilere ve meyvelere geçme riskinin olduğunu dile getirerek, bu tür tahriş edici veyahut kimyasal gazların yoğun alındığında sema yolunda hasara yollar açtığını söyledi.

Öksürük, nefes darlığı şeklinde belirtilerin görüldüğünü belirten Bayram, “Hava keseciklerine civarindan ulaşabilen minik partiküllü, çözünürlüğü çok gazlar dolaşıma karışarak vücudu etkileyebiliyor. Başta kalp, beyin, karaciğer, böbrekler ve kemik iliği etkileniyor. En çok etkilenen gruplar ise dahada duygulu var olan bebek ıslak grubu, yaşlılar, astım, koah, kalp ve damar hastalığı olanlar dahada çok etkilenebiliyor. Bunlara baz alinarak önlem almaz lazım.” dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir